14 Temmuz 2011 Perşembe

bob marley "soul rebel" ile ilgili kısa bir öykü --CAPS'li--


genç son soru için izin istedi, kendisi için müthiş bir fırsattı. çünkü yıllarca eline aldığı bütün enstrümanları yarım bırakarak kaçmıştı, karşısında ise üsküdar müsiki cemiyetinde yıllarca ud çalmış bununla yetinmeyip viyana'da batı müziği hakkında eğitim almış yılların kurdu ziya cemil bey oturuyordu. 
kısa bi yutkunmadan sonra sordu; 
-üstad müzisyenin iyisini nereden anlarız, kimdir iyi bir müzisyen ?
yaşlı adam elini yüzlerce plağın olduğu dolabına götürdü ve bu plakların arasından iki tanesini seçti. amerikan üssünde çalışan arkadaşı hediye etmişti, karayipli, gençten bir çocuğun plaklarıydı. söylenene bakılırsa o garip saç stiliyle bütün amerikayı kasıp kavuruyordu. neydi nedendi bilmiyordu adam, zaten ilgilenmiyorduda yaşayacağı son bir kaç seneyi düşününce. tınılardı onu cezbeden, dünyanın dört bir köşesinden. sonra sırayla iki parça çaldı ayrı ayrı kırkbeşliklerden, iyi dinle dedi gence.


Birincisi ;

İkincisi ;


genç heyecanla söze atıldı;
-"fakat bunlar aynı şarkılar."
yaşlı adam plağı durdurduktan sonra, adıyaman tütününden sardığı sigarasını aldı yaktı ve başladı konuşmaya.
-"işte dedi iyi bir müzisyen aynı parçayı her icra edişinde ruhundan beyninden yeni bir şeyler katandır. aslına bakarsan nota ve kuram sadece bunun yansımasıdır" dedi çocuğa.
çocuk anlamış gibi gözüküyordu ama kafasında son bir soru daha vardı. uzun bir düşünme sürecinden sonra o soruyu da çekinerek sordu ziya cemil bey'e.
- "peki serdar ortaç bu anlattığınız olgunun neresinde?"
ziya cemil bey sigarasından uzun bir fırt daha çektikten sonra duvara bakakaldı ve düşüncelere daldı..
işte bu sorunun cevabı genç için hep muamma kaldı.
                                                                                                                            
bay aftomatik baldican

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder